Gebelikte rahim ağzı kanseri, hamilelerde en sık görülen kanser türleri arasındadır. Bu tanısı konulan kadınların 3/1 oranı hamile ya da lohusa döneminde bulunmaktadır. Buna karşılık olguların yarısı doğum öncesinde tanısını alır. Doğum ardından 12 ay sonraki 12 ayda da tanı konulabilir.
Hamilelik döneminde konulan kanser tanıları, sıklıkla erken evrede kendini göstermektedir. Bunun en önemli sebebi, rutin muayene içinde önemli bir parça olmasıdır. Hamilelikte yapılması durumunda düşük meydana gelmez.
Rahim, fetüsün gelişimini tamamladığı yerdir. Yaklaşık olarak 7.5 boyutunda, 3 cm kalınlığındadır. Üç katmandan meydana gelmekte olup, endometriyum tabakası üzerinde meydana gelir. Dış etmenlerin yanı sıra hormonal bozukluklar sonucunda da kendini gösterebilir.
Rahim ağzı kanseri neden olur için çok sayıda risk faktörü vardır. Bunlar ana hatlarıyla şu şekilde incelenmektedir;
Rahim ağzı kanseri bir takım belirtilere sahiptir. Gebelikte rahim ağzı kanseri belirtileri şu şekilde kendini gösterebilir;
Rahim ağzı kanseri için Jinekoloğa gidilerek, düzenli kontroller yaptırılmalıdır.
Rahim ağzı kanseri, kanserli hücrelerin durumuna göre iki ana grupta incelenmektedir. Bunlardan ilki Skuamöz Hücreli Kanser olup, vakaların yüzde 80’i bu türdedir. Tümörler çok hatlı hücrelerde yer almakta olup genellikle HPV ile ilişkilidir.
İkinci tür Adenokarsinom olup, rahim ağzından rahme kadar olan bölgede yer almaktadır. Saldırgan bir tipte olup, mukus salgılayan, sütun şeklindeki hücrelerde bulunur. Her ikisi de tümör büyüklüğü ve yayılma durumlarına göre dört evreye ayrılır;
Rahim ağzı kanseri neden oluşur sorusuna bakıldığında ise HPV enfeksiyonu geçirenlerin risk gruplarında öne çıktığı görülmektedir. HIV virüsü taşıyanlar, AIDS’e neden olan HIV bulunduranlar, düşük bağışıklıkları nedeniyle yakalanma riskleri daha fazladır.
Chlamydia enfeksiyonu geçiren kişiler de rahim ağzı kanseri için risk grupları arasındadır. Bu enfeksiyon cinsel yolla bulaşmakta olup bir bakteridir. Aile içinde daha önce rahim ağzı kanseri geçiren varsa bu da oluşması için bir nedendir.
Rahim Ağzı Kanseri aşısı HPV aşısı kapsamında gerçekleştirilmektedir. Buna karşılık hamilelerde yapılması önerilmeyen aşılar arasındadır. Bebekler üzerinde etkileri üzerine yeterli araştırmalar henüz yeterli değildir. Mevcut bilgiler ise hamileliğin sona ermesi ardından aşılara başlanmasını önermektedir.
HPV aşısı 4 tip virüse karşı koruma sağlamaktadır. Etkisini kaç yıl koruduğu bilinmese de en az 5 yıl devam ettiği bilinmektedir. Aşı 6 aylık süre içinde, 3 doz şeklinde gerçekleştirilmektedir. Yapılabilmesi için en erken yaş 9 olup, 12 ve 26 yaş arasındaki genç kızlara uygulanabilmektedir.
Rahim kanseri en sık görülen jinekolojik kanserler arasındadır. Tüm kanserler arasında, kadınlarda 4. sıklıkla görüldüğü bilinmektedir. Bunların ilk üçünü ise meme, kolorektal ve akciğer kanseri oluşturmaktadır. Tanısının hızlı koyulması ve tedavi edilmesi durumunda kurtulmak mümkündür.
Böylece kanser geriletildikten sonra, hastanın hamile kalması da mümkündür. Tanı konulması için şu yöntemler kullanılmaktadır;
Rahim ağzı kanseri tedavisi farklı yöntemlerle uygulamaktadır. En sık kullanılan yöntem cerrahi işlemdir. Ancak bunun yanı sıra kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisi de kullanılabilir.
Rahim ağzı kanseri birçok kadında görülmektedir. Özellikle 30 ve 50 yaş arasında kadınlar karşılaşılır. Cinsel yaşamı aktif olan kadınlar ciddi bir risk altındadır. Erken tanı, teşhis ve tedavi yöntemlerine olmasına karşılık öldürücü kanserler arasında yer almaktadır.
Rahim ağzı kanseri öldürücü mü sorusuna olumlu yanıt verilmektedir. Zira ölüm oranları bakımından dünyanın en ölümcül kanserleri arasındadır. Bu nedenle erken tanı, teşhis ve uygun tedavi yönteminin hızlı ve etkili şekilde yapılması gerekir.