Rektosel-enterosel tedavisi, pelvik taban desteğinin zayıflaması sonucu vajinanın arka duvarına doğru gelişen sarkmaların; hastanın şikayetlerine, sarkmanın derecesine ve yaşam kalitesine etkisine göre planlandığı bir tedavi sürecidir. Rektosel, rektumun vajinanın arka duvarına doğru bombeleşmesi; enterosel ise ince bağırsağın vajinanın üst veya arka kısmına doğru sarkmasıdır [1].
Bu iki durum bazen tek başına görülebilir; ancak çoğu hastada sistosel, rahim sarkması veya vajinal kubbe sarkması gibi başka pelvik organ sarkmalarıyla birlikte ortaya çıkabilir. Tedavide amaç yalnızca anatomik görünümü düzeltmek değil; pelvik baskı hissini azaltmak, dışkılama zorluğunu hafifletmek, vajinal dolgunluk yakınmasını kontrol altına almak ve günlük yaşam konforunu artırmaktır.
“ Rektosel ve enterosel tedavisinde karar yalnızca sarkmanın derecesine göre değil; dışkılama alışkanlığı, pelvik baskı hissi, cinsel yaşam ve hastanın günlük yaşam kalitesi birlikte değerlendirilerek verilmelidir. ”
Rektosel, vajinanın arka duvarını destekleyen dokular zayıfladığında rektumun vajina içine doğru bombeleşmesiyle oluşan posterior vajinal duvar sarkmasıdır. Mayo Clinic, posterior vajinal prolapsusun rektum ile vajina arasındaki dokunun zayıflaması veya yırtılması sonucu geliştiğini belirtmektedir [1].
Enterosel ise ince bağırsağın alt pelvise doğru inerek özellikle vajinanın üst veya arka kısmına baskı yapmasıdır. RCOG, posterior vajinal duvar sarkmasında rektumun vajina arka duvarına doğru bombeleşmesini rektosel; ince bağırsağın vajina arka duvarına doğru bombeleşmesini ise enterosel olarak tanımlar [2].
Her iki durumda da hastanın hissettiği belirtiler benzer olabilir: vajinada dolgunluk, aşağı çekilme hissi, pelvik basınç, dışkılama sırasında zorlanma ve cinsel ilişki sırasında rahatsızlık.
Rektosel ve enterosel oluşumunda temel mekanizma, pelvik taban kasları ile bağ dokularının zaman içinde zayıflamasıdır. Vajinal doğum, yaş alma, menopoz sonrası doku elastikiyetinin azalması, fazla kilo, kronik kabızlık, sürekli ıkınma, kronik öksürük, ağır kaldırma ve geçirilmiş pelvik cerrahiler bu süreci hızlandırabilir.
Rektosel ve enterosel gelişimine katkıda bulunabilen faktörler şunlardır:
Enterosel özellikle daha önce histerektomi geçirmiş veya vajinal kubbe desteği zayıflamış hastalarda daha belirgin hale gelebilir. Rektoselde ise kabızlık, dışkılama sırasında ıkınma ve bağırsak alışkanlıkları tedavi planında özellikle önemlidir.
Rektosel-enterosel tedavisine karar verdiren en önemli unsur çoğu zaman belirtilerdir. Hafif sarkmalar belirti vermeyebilir. Orta ve ileri dereceli sarkmalarda ise vajina içinde dolgunluk, ele gelen kitle hissi, pelvik baskı ve dışkılama zorluğu daha belirgin olabilir.
Rektosel ve enterosel belirtileri şunlardır:
Johns Hopkins Medicine, rektosel tedavisinde belirtilerin şiddetine göre pelvik taban egzersizleri, bağırsak eğitimi, vajinal pessar veya cerrahi onarım seçeneklerinin kullanılabileceğini belirtmektedir [3].
Tanı çoğunlukla ayrıntılı öykü ve jinekolojik muayene ile konur. Muayene sırasında vajinanın arka duvarı, pelvik taban desteği ve eşlik eden diğer sarkmalar değerlendirilir. Hastadan ıkınması veya öksürmesi istenerek sarkmanın derecesi daha net görülebilir.
Bazı hastalarda yalnızca muayene yeterli olurken, dışkılama güçlüğü, idrar sorunları, önceki ameliyat öyküsü veya çoklu sarkma şüphesi varsa ek incelemeler gerekebilir. Tedavi planı yalnızca “sarkma var” diye değil; sarkmanın semptom oluşturup oluşturmadığına göre hazırlanmalıdır.
Rektosel-enterosel tedavisi, sarkmanın derecesi, hastanın şikayetleri ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisine göre planlanır. NHS, pelvik organ sarkmasında tedavi seçenekleri arasında pelvik taban fizyoterapisi, hormon tedavisi, vajinal pessar ve şiddetli olgularda cerrahinin yer alabileceğini belirtmektedir [4].
Tedavi planında şu noktalar dikkate alınır:
Ameliyatsız tedavi özellikle hafif ve orta düzey vakalarda ilk basamak olarak değerlendirilebilir. Amaç sarkmanın ilerlemesini yavaşlatmak, pelvik baskıyı azaltmak, kabızlığı kontrol altına almak ve yaşam kalitesini artırmaktır.
Ameliyatsız tedavi seçenekleri şunlardır:
Mayo Clinic, pelvik organ sarkmalarında pessarın cerrahi dışı bir destek yöntemi olduğunu ve farklı şekil-boyutlarda uygulanabildiğini belirtmektedir [5].
Cerrahi tedavi genellikle semptomlar belirgin olduğunda, pelvik taban egzersizi veya pessar ile yeterli rahatlama sağlanamadığında ve sarkma günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğinde düşünülür. Mayo Clinic, posterior prolapsus cerrahisinin pelvik taban egzersizleri veya pessar belirtileri yeterince kontrol edemediğinde gündeme gelebileceğini belirtmektedir [6].
Cerrahi tedavi şu durumlarda değerlendirilebilir:
Rektosel ameliyatında temel amaç, vajina ile rektum arasındaki zayıflamış destek dokusunu güçlendirmek ve vajina arka duvarındaki bombeleşmeyi azaltmaktır. Cerrahide gevşemiş dokular toparlanabilir, destek dokular dikişlerle güçlendirilebilir ve gerekirse fazla doku çıkarılabilir [6].
Enteroselde cerrahi yaklaşım, ince bağırsağın sarktığı bölgedeki desteğin yeniden sağlanmasına yöneliktir. Operasyon vajinal, laparoskopik veya karından yaklaşımla planlanabilir. Hangi tekniğin uygun olduğu; sarkmanın tipi, eşlik eden diğer sarkmalar, önceki ameliyatlar ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir.
| Tedavi Yöntemi | Kimlerde Daha Uygun? | Temel Amaç |
|---|---|---|
| Takip ve yaşam tarzı düzenlemesi | Hafif sarkması olan, belirgin şikayeti bulunmayan hastalarda | Sarkmanın ilerlemesini yavaşlatmak ve şikayet oluşmasını azaltmak |
| Pelvik taban egzersizleri | Hafif ve orta düzey semptomu olan hastalarda | Pelvik kas desteğini güçlendirmek |
| Kabızlık tedavisi ve bağırsak düzenleme | Özellikle rektosel ile birlikte dışkılama zorluğu olanlarda | Ikınmayı azaltmak ve semptom kontrolü sağlamak |
| Vajinal pessar | Ameliyat istemeyen veya ameliyat için uygun olmayan hastalarda | Sarkmayı mekanik olarak desteklemek |
| Cerrahi onarım | İleri semptomu olan veya konservatif tedaviden fayda görmeyen hastalarda | Anatomik desteği onarmak ve yaşam kalitesini artırmak |
Pelvik taban onarım ameliyatlarından sonra iyileşme süreci kişiden kişiye değişebilir. RCOG, pelvik taban onarım ameliyatı sonrası toparlanma sürecinde dinlenme, kademeli aktivite artışı, kabızlıktan kaçınma ve kontrol randevularının önemini vurgulamaktadır [7].
Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler:
Evet, pelvik organ sarkmaları tedavi sonrasında zaman içinde tekrarlayabilir. Tekrarlama riski; bağ dokusu yapısı, yaş, menopoz, kronik kabızlık, sürekli ıkınma, fazla kilo, kronik öksürük ve ağır kaldırma gibi faktörlerden etkilenir.
Tekrar riskini azaltmak için kabızlığı kontrol altına almak, ıkınmayı azaltmak, kilo yönetimini sağlamak, kronik öksürüğü tedavi ettirmek ve pelvik taban egzersizlerine devam etmek önemlidir. Özellikle rektosel tedavisinde bağırsak düzeninin korunması, uzun dönem başarı açısından önem taşır.
Rektosel-enterosel tedavisi fiyatları; sarkmanın derecesine, tedavinin ameliyatsız veya cerrahi planlanmasına, vajinal pessar gerekip gerekmediğine, ameliyatın kapsamına, anestezi türüne, hastane koşullarına ve eşlik eden sistosel, rahim sarkması veya idrar kaçırma tedavisi olup olmamasına göre değişiklik gösterebilir.
2026 yılı güncel rektosel-enterosel tedavisi fiyatları hakkında en doğru bilgi, muayene ve kişisel değerlendirme sonrası verilebilir. Çünkü her hastanın sarkma derecesi, şikayetleri ve tedavi ihtiyacı farklıdır.
Hayır. Rektosel, rektumun vajinanın arka duvarına doğru bombeleşmesidir. Enterosel ise ince bağırsağın vajina üst veya arka bölgesine doğru sarkmasıdır. Ancak ikisi birlikte görülebilir.
Hafif ve orta düzey vakalarda pelvik taban egzersizleri, kabızlık tedavisi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve vajinal pessar ile ameliyatsız tedavi mümkün olabilir [3,4].
Hayır. Sarkma hafifse ve hasta belirgin rahatsızlık yaşamıyorsa takip ve yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olabilir. Ameliyat genellikle şikayetler belirginse gündeme gelir.
Çünkü kronik kabızlık ve ıkınma pelvik taban üzerindeki baskıyı artırır. Bu durum şikayetleri kötüleştirebilir ve tedavi sonrası tekrar riskini artırabilir.
Pessar, vajina içine yerleştirilen destek cihazıdır. Sarkmış dokulara mekanik destek sağlayarak baskı ve dolgunluk hissini azaltmaya yardımcı olabilir [5].
Evet, bazı hastalarda zaman içinde tekrar sarkma gelişebilir. Kabızlığın önlenmesi, ağır kaldırmaktan kaçınma, kilo kontrolü ve pelvik taban egzersizleri tekrar riskini azaltmaya yardımcı olabilir.