Tüp bebek tedavisinde her embriyo transferinin gebelikle sonuçlanması mümkün değildir. Ancak iyi gelişim gösteren embriyoların birden fazla kez transfer edilmesine rağmen gebelik elde edilememesi durumunda başarısızlığın nedenleri daha ayrıntılı olarak değerlendirilebilir. Bu durum günlük kullanımda tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olarak adlandırılabilse de, embriyo transferi gerçekleştiği halde gebelik oluşmaması için tıbbi olarak tekrarlayan implantasyon başarısızlığı kavramı da kullanılmaktadır.
İstanbul tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı değerlendirmesinde yalnızca son tedaviye bakılması yeterli değildir. Kadının yaşı ve yumurtalık rezervi, elde edilen yumurta ve embriyoların gelişimi, sperm özellikleri, rahim iç yapısı, endometrium, önceki transferlerin teknik ayrıntıları ve kullanılan ilaç protokolleri birlikte incelenmelidir. Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından yapılacak değerlendirmede amaç gereksiz testler istemek değil, önceki denemelerde gerçekten değiştirilebilir bir faktör bulunup bulunmadığını belirlemektir.
Tüp bebek tedavisinin başarısız olması farklı aşamalarda gerçekleşebilir. Bazı hastalarda yeterli yumurta elde edilemez, bazı yumurtalarda döllenme gerçekleşmez, bazı embriyolar blastokist aşamasına ulaşamaz veya transfer edilen embriyo rahme tutunamayabilir. Bu nedenle “tüp bebek başarısızlığı” ile “implantasyon başarısızlığı” aynı durum değildir.
Tekrarlayan implantasyon başarısızlığı için herkes açısından geçerli tek bir transfer sayısı bulunmaz. Hastanın yaşı, transfer edilen embriyoların gelişim özellikleri, embriyoların genetik olarak değerlendirilip değerlendirilmediği ve her transferde beklenen gebelik ihtimali dikkate alınarak kişiye özel değerlendirme yapılması daha doğru bir yaklaşımdır.
Makale Özeti
Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığının tek bir nedeni yoktur. Embriyonun kromozomal yapısı ve gelişimi, kadın yaşı, rahim içi problemler, endometriozis veya adenomyozis, hidrosalpenks, hormonal hazırlık ve embriyo transferiyle ilişkili faktörler değerlendirilmesi gereken başlıca alanlardır.
Bu Yazıda Ne Bulacaksınız?
Hayır. Eğer tedavi sırasında yumurta gelişmemiş, yumurta toplanamamış, döllenme gerçekleşmemiş veya embriyo transfer aşamasına ulaşamamışsa bu durum implantasyon başarısızlığı olarak değerlendirilmez. İmplantasyon başarısızlığından söz edebilmek için rahim içine embriyo transferinin gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Bu ayrım sonraki tedavinin planlanması açısından önemlidir. Örneğin yumurtalıkların ilaçlara yetersiz yanıt verdiği bir hastada değerlendirme yumurtalık rezervi ve stimülasyon protokolüne yönelirken, iyi gelişmiş embriyoların tekrarlayan transferlerine rağmen gebelik oluşmayan bir hastada embriyo, rahim içi ve transfer faktörleri daha ayrıntılı incelenebilir.
Embriyonun rahme tutunması oldukça karmaşık bir süreçtir. Başarılı implantasyon için gelişim potansiyeli bulunan bir embriyo, uygun bir endometrium ve doğru zamanda gerçekleştirilen sağlıklı bir embriyo-endometrium etkileşimi gerekir.
Tekrarlayan başarısızlığın nedeni her hastada belirlenemeyebilir. Değerlendirmede en sık dikkate alınan alanlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
| Değerlendirilen Alan | Olası Faktörler | Değerlendirme |
|---|---|---|
| Embriyo | Kromozomal düzensizlik, gelişim potansiyeli ve embriyo kalitesi | Önceki embriyoloji kayıtları ve seçilmiş hastalarda genetik değerlendirme |
| Rahim içi | Polip, rahim içi miyom, yapışıklık veya rahim şekil anomalileri | Ultrason, sonohisterografi veya gerektiğinde histeroskopi |
| Rahim ve pelvis | Adenomyozis, endometriozis veya hidrosalpenks | Ultrason ve gerekli durumlarda ek görüntüleme |
| Endometrium ve hormonlar | Endometrium kalınlığı ve progesteron desteğinin zamanlaması | Tedavi protokolü ve transfer döngüsünün yeniden incelenmesi |
| Embriyo transferi | Zor transfer, rahim ağzı darlığı veya teknik faktörler | Önceki transfer kayıtlarının ve uygulama tekniğinin değerlendirilmesi |
| Genetik | Seçilmiş çiftlerde ebeveynlere ait kromozomal yapısal değişiklikler | Gerekli görülürse karyotip ve genetik danışmanlık |
Tablodaki her inceleme her hastaya uygulanmaz. Test seçimi önceki denemelerde ne olduğuna ve hastanın kişisel klinik özelliklerine göre yapılmalıdır.
Embriyonun kromozomal yapısı implantasyonun en önemli belirleyicilerinden biridir. Embriyo dış görünüm olarak iyi kalitede değerlendirilse dahi kromozomal olarak normal olmayabilir. Kromozomal düzensizliklerin görülme olasılığı özellikle kadın yaşı ilerledikçe artar.
Bu nedenle art arda başarısız transferlerde yalnızca rahimde problem aramak doğru olmayabilir. Önceki tedavilerde elde edilen yumurta sayısı, döllenme oranı, embriyoların kaçıncı güne ulaştığı, blastokist gelişimi ve embriyo derecelendirmeleri birlikte incelenmelidir.
Kadının yaşı arttıkça yalnız yumurta rezervinde azalma değil, yumurtalarda kromozomal düzensizlik görülme olasılığında da artış meydana gelir. Bu nedenle aynı sayıda ve benzer morfolojik kalitede embriyo transfer edilen farklı yaşlardaki kadınların gebelik ihtimalleri aynı olmayabilir.
Özellikle tekrarlayan başarısızlık değerlendirmesinde yaş faktörünün göz ardı edilerek tüm sorunun rahim veya bağışıklık sistemiyle ilişkilendirilmesi yanlış sonuçlara yol açabilir.
“ Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında amaç onlarca test istemek değil; önceki tedavinin hangi aşamasında başarı ihtimalinin azaldığını doğru şekilde belirlemektir. ”
PGT-A, blastokist aşamasına ulaşan embriyolardan alınan hücre örneklerinde kromozom sayılarının değerlendirilmesini amaçlayan bir yöntemdir. Özellikle daha önce genetik olarak değerlendirilmemiş embriyolarla tekrarlayan başarısız transfer yaşayan bazı hastalarda embriyo kromozomal yapısının sürece katkısını değerlendirmek amacıyla görüşülebilir.
Ancak PGT-A her tüp bebek hastasına veya her başarısız denemeden sonra mutlaka uygulanması gereken bir yöntem değildir. Testin uygulanıp uygulanmamasına kadın yaşı, elde edilebilen embriyo sayısı, önceki tedavi sonuçları, genetik öykü ve çiftin beklentileri birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.
Embriyolarda genetik değerlendirme yöntemleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için Tüp Bebekte Genetik Tarama (PGT) yazımızı inceleyebilirsiniz.
Embriyonun yerleşeceği rahim boşluğunun yapısı implantasyon açısından önemlidir. Rahim içi polipler, rahim boşluğuna uzanan submukoz miyomlar, rahim içi yapışıklıklar ve bazı doğuştan rahim anomalileri implantasyonu olumsuz etkileyebilecek faktörler arasında değerlendirilir.
Daha önce rahim boşluğu değerlendirilmiş olsa dahi, tekrarlayan başarısızlık durumunda klinik gereklilik varsa yeniden ultrason, sonohisterografi veya histeroskopi yapılması düşünülebilir. Ancak normal ultrason bulgusu bulunan her hastaya otomatik olarak histeroskopi yapılması gerektiği söylenemez.
Histeroskopi, ince bir optik sistem kullanılarak rahim boşluğunun doğrudan görüntülenmesini sağlayan yöntemdir. Şüpheli polip, submukoz miyom, rahim içi yapışıklık veya diğer kavite problemleri bulunduğunda tanı ve gerektiğinde aynı seansta tedavi amacıyla kullanılabilir.
Tekrarlayan başarısız transferlerde Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından rahim içi değerlendirme planlanırken önce ultrason ve geçmiş görüntüleme sonuçları incelenir. Histeroskopi gerekliliğine tüm hastalara standart olarak değil, klinik bulgulara göre karar verilmesi gerekir.
Rahim boşluğunun değerlendirilmesi ve histeroskopinin uygulama alanları hakkında bilgi için İstanbul Histeroskopi içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Özellikle rahim boşluğunun şeklini bozan submukoz miyomlar ve bazı endometrial polipler embriyonun yerleşeceği alanı etkileyebilir. Ancak rahmin dış tarafına doğru büyüyen veya rahim boşluğunu bozmayan her miyomun tüp bebek öncesinde ameliyat edilmesi gerektiği söylenemez.
Miyomun boyutu, rahim iç boşluğuna olan ilişkisi ve bulunduğu yer ultrasonla değerlendirilerek tedavinin gerekli olup olmadığı belirlenir. Gereksiz cerrahiden kaçınmak özellikle gebelik planlayan hastalarda önemlidir.
Endometriozis infertiliteyle ilişkili jinekolojik hastalıklardan biridir. Yumurtalık rezervini, pelvis içindeki anatomiyi ve üreme sürecinin farklı aşamalarını etkileyebilir. Bununla birlikte endometriozis bulunan her hastada implantasyon başarısızlığı gelişmez.
Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan ve endometriozis şüphesi bulunan hastalarda ağrı öyküsü, yumurtalık ultrasonu, daha önceki ameliyatlar ve önceki tüp bebek sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Tedavi yalnızca endometriozis varlığına değil, hastanın yaşına ve gebelik planına göre belirlenir.
Endometriozisin belirtileri ve gebelik üzerindeki etkileri hakkında ayrıntılı bilgi için Endometriozis (Çikolata Kisti) Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis, endometrium benzeri dokunun rahmin kas tabakası içerisinde bulunmasıdır. Bazı çalışmalar adenomyozisin implantasyon ve gebelik sonuçlarını olumsuz etkileyebileceğini düşündürmektedir. Özellikle ultrason veya MR ile belirgin adenomyozis saptanan ve tekrarlayan başarısızlık yaşayan hastalarda bu durum tedavi planında dikkate alınabilir.
Bununla birlikte adenomyozis bulunan her hastaya tüp bebek öncesi aynı ilaç veya cerrahi tedavinin uygulanmasını destekleyen yeterli kanıt bulunmamaktadır. Hastalığın yaygınlığı, belirtiler ve önceki tedaviler dikkate alınarak kişiselleştirilmiş karar verilmelidir.
Hidrosalpenks, fallop tüpünün tıkanarak içerisinde sıvı birikmesi durumudur. Tüp içerisindeki sıvının rahim boşluğuna ulaşması endometrium ve embriyo implantasyonu üzerinde olumsuz etki oluşturabilir. Bu nedenle tüp bebek öncesinde belirgin hidrosalpenks varlığı önem taşır.
Ultrason veya rahim filmi gibi değerlendirmelerde hidrosalpenks saptanması halinde transfer öncesinde cerrahi veya farklı tedavi seçeneklerinin gerekli olup olmadığı kişiye özel olarak değerlendirilir.
Endometrium, embriyonun rahim içerisinde yerleştiği dokudur. Transfer öncesinde endometriumun ultrason görünümü ve kalınlığı değerlendirilir. Bazı hastalarda tekrarlayan şekilde ince endometrium gelişmesi gebelik ihtimalini etkileyebilecek bir faktör olabilir.
Ancak tek bir milimetre değerine bakılarak transferin kesin olarak başarılı veya başarısız olacağı söylenemez. Endometriumun gelişimi, hormonal hazırlık, önceki transfer sonuçları ve kişinin klinik durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Progesteron hormonu endometriumun embriyonun yerleşmesine uygun hale gelmesinde temel rol oynar. Özellikle ilaçla hazırlanan dondurulmuş embriyo transferlerinde progesteronun başlama zamanı ve transfer günü arasındaki ilişki önem taşır.
Tekrarlayan başarısızlık durumunda önceki tedavi protokollerinin progesteron şekli, dozu ve zamanlaması açısından yeniden incelenmesi mümkündür. Bununla birlikte tüm tekrarlayan başarısızlık hastalarına uygulanması gereken tek ve kesin bir progesteron protokolü bulunmaz.
Embriyo transferi tüp bebek tedavisinin kısa fakat önemli bir aşamasıdır. Kateterin rahim içine geçişinin zor olması, rahim ağzında darlık bulunması veya transfer sırasında fazla manipülasyon gerekmesi bazı hastalarda başarı olasılığını etkileyebilir.
Önceki transfer notlarında zor transfer öyküsü bulunuyorsa rahim ağzı yapısı ve transfer planı sonraki deneme öncesinde yeniden değerlendirilebilir. Ultrason eşliğinde uygun ve mümkün olduğunca atravmatik transfer hedeflenir.
Kronik endometrit, rahim iç tabakasında uzun süreli inflamasyon bulunmasıdır. Bazı tekrarlayan implantasyon başarısızlığı vakalarında kronik endometrit araştırılabilir. Tanıda gerekli görüldüğünde endometrial biyopsi ve özel patolojik değerlendirmeler kullanılabilir.
Ancak kronik endometrit için kullanılan tanı yöntemleri ve eşik değerler konusunda tam bir standart bulunmadığından her başarısız tüp bebek hastasına rutin biyopsi yapılması doğru değildir. İnceleme klinik şüphe ve önceki tedavi öyküsüne göre planlanmalıdır.
Embriyonun genetik materyalinin yarısı spermden geldiği için erkek faktörü de değerlendirme dışında bırakılmamalıdır. Önceki semen analizleri, döllenme oranları ve embriyo gelişimi birlikte gözden geçirilebilir. Gerekli durumlarda sperm analizi tekrarlanabilir veya androloji değerlendirmesi istenebilir.
Bununla birlikte sperm DNA fragmantasyon testi gibi ileri testlerin tekrarlayan implantasyon başarısızlığı bulunan tüm çiftlerde rutin olarak yapılması gerektiğini gösteren yeterli kanıt bulunmamaktadır. Testler yalnızca gerçekten klinik karar değiştirecek durumlarda tercih edilmelidir.
Nadir durumlarda anne veya babadan birinde dengeli translokasyon gibi kişinin sağlığını etkilemeyen fakat embriyolarda kromozomal dengesizlik riskini artırabilen yapısal kromozom farklılıkları bulunabilir.
Çiftin öyküsünde tekrarlayan implantasyon başarısızlığı, gebelik kayıpları veya genetik açıdan şüpheli başka bulgular varsa ebeveyn karyotipi ve genetik danışmanlık seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir.
Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında NK hücreleri, çeşitli sitokin testleri ve farklı bağışıklık sistemi panelleri sıklıkla gündeme gelmektedir. Ancak bu testlerin önemli bir bölümünün sonucu ile canlı doğum ihtimali arasında klinik olarak yeterince güçlü ve standartlaştırılmış bir ilişki gösterilememiştir.
Benzer şekilde IVIG, intralipid veya bağışıklık sistemini baskılayan farklı ilaçların yalnızca “tüp bebek birkaç kez tutmadı” gerekçesiyle rutin uygulanması doğru değildir. Tedavilerin yararları kadar olası yan etkileri de dikkate alınmalıdır.
Heparin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar belirli pıhtılaşma hastalıklarında veya farklı tıbbi endikasyonlarda gerekli olabilir. Ancak tekrarlayan implantasyon başarısızlığı bulunan her hastada ampirik olarak kan sulandırıcı başlanmasının canlı doğum oranını artırdığı kesin olarak gösterilmiş değildir.
Bu nedenle pıhtılaşma bozukluğu veya başka bir tıbbi endikasyon bulunmadan ilaç başlanmamalıdır. Gereksiz kullanım kanama ve farklı yan etkilere neden olabilir.
Endometrial reseptivite testleri, rahim iç tabakasındaki gen ifadelerini değerlendirerek kişiselleştirilmiş bir transfer zamanı belirlemeyi amaçlar. İlk çalışmalar bu yaklaşımın yararlı olabileceğini düşündürmüş olsa da daha güncel çalışmalar rutin uygulamanın canlı doğum oranını artırdığını net olarak göstermemiştir.
Bu nedenle ERA veya benzeri endometrial reseptivite testleri tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında otomatik olarak uygulanması gereken standart testler arasında değerlendirilmemelidir.
Endometrial scratching, rahim iç tabakasında kontrollü küçük bir hasar oluşturarak sonraki embriyo transferinde implantasyonu artırma amacıyla geçmişte kullanılan yöntemlerden biridir. Ancak güncel kanıtlar bu işlemin tekrarlayan implantasyon başarısızlığında rutin uygulanmasının gebelik veya canlı doğum ihtimalini artırdığını göstermemektedir.
Bu nedenle yalnızca önceki transferlerin başarısız olması nedeniyle endometrial scratching yapılması standart bir yaklaşım değildir.
“ Tekrarlayan başarısızlık sonrasında daha fazla test her zaman daha doğru tedavi anlamına gelmez. Değerli olan, sonucu gerçekten tedavi kararını değiştirecek incelemeleri seçmektir. ”
Değerlendirmenin ilk ve en önemli aşaması önceki tüp bebek dosyalarının ayrıntılı biçimde incelenmesidir. Çoğu zaman hangi incelemelerin gerekli olduğu bu kayıtların değerlendirilmesiyle anlaşılabilir.
İstanbul'da tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı nedeniyle başvuran hastalarda önceki her tedavinin yeniden analiz edilmesi önemlidir. Yalnızca “kaç kez denendi?” sorusu değil; her denemede kaç yumurta toplandığı, kaçının döllendiği, kaç embriyonun blastokiste ulaştığı ve transfer sonrası ne olduğu değerlendirilmelidir.
Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından yapılacak kişiye özel değerlendirmede rahim ve yumurtalık ultrasonu, önceki embriyoloji raporları, transfer kayıtları ve kullanılan ilaç protokolleri birlikte ele alınır. Böylece varsa düzeltilebilir faktör belirlenerek yeni tedavinin aynı şekilde tekrarlanması yerine gerekçeli bir plan oluşturulabilir.
Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı için herkese uygulanabilecek tek bir tedavi yoktur. Tedavi saptanan veya güçlü şekilde şüphe edilen nedene yönelik olmalıdır. Bir hastada rahim içi polip tedavi edilirken başka bir hastada embriyo gelişimini iyileştirmek amacıyla yumurtalık uyarım protokolü yeniden düzenlenebilir.
Bir sonraki denemede değişiklik yapılması gerektiği düşünülüyorsa değişikliğin belirli bir gerekçesi olmalıdır. Önceki tedavide yeterli yumurta elde edilmiş ve iyi embriyo gelişimi görülmüşse ilaç dozunu rastgele artırmak gerekli olmayabilir. Benzer şekilde rahim değerlendirmesi normalse sırf başarısız transfer yaşandığı için cerrahi işlem yapılması uygun olmayabilir.
Doğru yaklaşım, önceki tedavinin güçlü ve zayıf noktalarını belirleyerek yalnızca sonucu etkileyebilecek alanlarda değişiklik yapmaktır.
Tüp bebek tedavisinin yumurtalık uyarımından embriyo transferine kadar tüm aşamalarını öğrenmek için İstanbul Tüp Bebek Tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Evet. Birden fazla başarısız embriyo transferi yaşanması daha sonraki denemelerde gebelik elde edilemeyeceği anlamına gelmez. Özellikle düzeltilebilir bir sorun saptanmayan hastalarda bile başarılı gebelik sonraki embriyo transferlerinde gerçekleşebilir.
Bu nedenle başarısızlık sonrasında yalnızca yeni testlere odaklanmak yerine yaş, kalan embriyo sayısı, yumurtalık rezervi ve tedavinin toplam gebelik olasılığı birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hastalarda en doğru yaklaşım ek girişim yapmadan iyi planlanmış yeni bir embriyo transferine devam etmek olabilir.
Herkes için geçerli sabit bir sayı bulunmaz. Kadının yaşı, transfer edilen embriyoların sayısı ve kalitesi, genetik olarak değerlendirilip değerlendirilmedikleri ve önceki transferlerde beklenen gebelik olasılığı birlikte değerlendirilmelidir.
Hayır. İki başarısız transfer mutlaka rahimde veya bağışıklık sisteminde bir hastalık bulunduğu anlamına gelmez. Embriyoların kromozomal yapısı dahil birçok faktör başarısızlığa neden olabilir. Klinik değerlendirme kişiye özel yapılmalıdır.
Embriyoda “iyi kalite” ifadesi çoğunlukla mikroskop altında değerlendirilen morfolojik özellikleri ifade eder. Görünümü iyi olan bir embriyonun kromozomal olarak mutlaka normal olduğu söylenemez. Ayrıca rahim içi ve transferle ilişkili faktörler de implantasyonu etkileyebilir.
Embriyonun kromozomal yapısı, özellikle kadın yaşıyla ilişkili kromozomal düzensizlikler, implantasyon başarısızlığının önemli nedenleri arasındadır. Ancak tek tek hastalarda başarısızlığın nedeni farklı olabilir ve bazen kesin neden belirlenemeyebilir.
Hayır. Histeroskopi her hastaya rutin olarak yapılması gereken bir işlem değildir. Ultrason veya öyküde rahim içi problem şüphesi varsa ya da rahim boşluğunun yeniden değerlendirilmesi klinik olarak gerekli görülüyorsa uygulanabilir.
Hayır. PGT-A embriyonun kromozom sayısını değerlendirmeye yardımcı olabilir ancak tekrarlayan implantasyon başarısızlığı yaşayan tüm hastalarda canlı doğum ihtimalini kesin olarak artırdığı gösterilmiş değildir. Seçilmiş hastalarda avantaj ve sınırlamaları görüşülerek karar verilmelidir.
ERA ve benzeri endometrial reseptivite testlerinin rutin kullanımının canlı doğum oranını artırdığı net biçimde gösterilmiş değildir. Bu nedenle yalnızca birkaç transfer başarısız olduğu için otomatik olarak yapılması önerilmez.
Embriyo implantasyonu bağışıklık sistemiyle ilişkili karmaşık mekanizmalar içerir. Ancak tekrarlayan başarısızlığı yalnızca “vücut embriyoyu reddediyor” şeklinde açıklamak doğru değildir. NK hücre testi ve farklı immünolojik tedavilerin rutin kullanımını destekleyen yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır.
Belirli tıbbi nedenlerle kan sulandırıcı tedavi gerekebilir. Ancak herhangi bir pıhtılaşma hastalığı veya başka bir endikasyon bulunmadan yalnızca embriyo transferi başarısız olduğu için heparin kullanılmasının başarıyı artırdığı kesin değildir.
Sperm faktörü genel infertilite değerlendirmesinin bir parçasıdır. Ancak sperm DNA fragmantasyonu testinin tekrarlayan implantasyon başarısızlığı bulunan tüm çiftlerde rutin yapılmasını destekleyen yeterli kanıt bulunmamaktadır.
Hayır. Endometriozis bulunan çok sayıda hasta tüp bebek tedavisiyle gebelik elde edebilir. Hastalığın yaygınlığı, yumurtalık rezervi, yaş ve eşlik eden diğer infertilite nedenleri tedavi sonucunu etkileyebilir.
Evet. Önceki tedaviler ayrıntılı olarak değerlendirildikten sonra yeni bir deneme planlanabilir. Düzeltilebilir bir neden bulunmuşsa tedavi edilir; belirgin bir neden bulunmadığında ise gereksiz müdahaleler yerine yeni transfer veya tedavi döngüsüne devam etmek uygun olabilir.
İstanbul'da tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı nedeniyle değerlendirme yapılırken mümkünse önceki tedavilerin embriyoloji raporları, hormon sonuçları, ultrason kayıtları ve embriyo transfer bilgileriyle birlikte başvurulmalıdır. Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından bu veriler birlikte değerlendirilerek gereksiz tekrar testlerinden kaçınılan kişiye özel bir sonraki tedavi planı oluşturulabilir.