Adenomyozis, rahmin iç yüzeyini döşeyen endometrium benzeri dokunun rahmin kas tabakası içerisinde bulunmasıyla ortaya çıkan iyi huylu bir jinekolojik durumdur. Bazı kadınlarda herhangi bir belirtiye yol açmazken bazı kadınlarda yoğun adet kanaması, şiddetli adet sancısı, kronik kasık ağrısı ve cinsel ilişki sırasında ağrı gibi şikâyetlere neden olabilir.
İstanbul adenomyozis tedavisi planlanırken yalnızca ultrason veya MR görüntüsüne bakılmaz. Hastanın kanama miktarı, ağrının günlük yaşam üzerindeki etkisi, kansızlık durumu, yaş1 ve gebelik planı birlikte değerlendirilir. İstanbul’da Doç. Dr. Nazlı Korkmaz ile yapılacak jinekolojik değerlendirmede tedavi yaklaşımı hastanın belirtilerine ve rahmini koruma isteğine göre kişiselleştirilir.
Adenomyozis, rahmin iç tabakasına ait bez ve destek dokusunun rahmin kas tabakası olarak bilinen miyometrium içerisinde yer almasıdır. Bu dokular adet döngüsündeki hormonal değişimlere yanıt verebildiği için rahim duvarında kalınlaşma, hassasiyet ve büyüme meydana gelebilir.
Adenomyozis tüm rahim kasına yayılmış şekilde görülebileceği gibi rahmin yalnızca belirli bir bölümünde sınırlı da olabilir. Hastalık iyi huyludur ve kanser anlamına gelmez. Bununla birlikte oluşturduğu kanama ve ağrı, kişinin günlük yaşamını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir [1].
Makale Özeti
Adenomyozis, endometrium benzeri dokunun rahim kas tabakası içerisinde bulunmasıyla ortaya çıkar. Yoğun adet kanaması, şiddetli adet sancısı, pelvik ağrı ve cinsel ilişkide ağrıya neden olabilir. Tedavi; belirtilere, gebelik planına ve hastalığın yaygınlığına göre kişiselleştirilir.
Bu Yazıda Ne Bulacaksınız?
Adenomyozisin kesin oluşum nedeni tam olarak açıklanamamıştır. Rahim iç tabakasıyla kas tabakası arasındaki sınırın bozulması, endometrium benzeri hücrelerin miyometrium içerisinde gelişmesi ve hormonal etkiler üzerinde durulan mekanizmalar arasındadır.
Daha önce sezaryen, rahim ameliyatı veya rahim içi işlem geçirilmiş olması bazı hastalarda adenomyozisle birlikte görülebilir. Ancak bu işlemleri geçiren her kadında adenomyozis oluşmaz. Benzer şekilde herhangi bir rahim ameliyatı öyküsü bulunmayan kadınlarda da hastalık görülebilir.
Adenomyozis, rahim kası içerisindeki dağılımına göre genel olarak yaygın ve odaklanmış şekilde sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma tedavinin belirlenmesinde tek başına yeterli değildir ancak hastalığın yerleşimini ve rahim koruyucu seçenekleri değerlendirmede yardımcı olabilir.
Yaygınlık ve yerleşim ultrason veya MR incelemesinde değerlendirilebilir. Ancak görüntüdeki yaygınlık ile hastanın hissettiği ağrının şiddeti her zaman birebir aynı olmayabilir.
Adenomyozis bulunan bazı kadınlarda hiçbir şikâyet görülmeyebilir. Belirti oluştuğunda en sık karşılaşılan yakınmalar yoğun ve uzun süren adet kanaması ile giderek artan adet sancısıdır. Belirtilerin türü ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir.
Belirtiler zaman içerisinde artabilir ancak bu durum her hastada aynı şekilde ilerlemez. Özellikle kanama miktarında belirgin artış, günlük yaşamı kısıtlayan ağrı veya kansızlık belirtileri bulunuyorsa jinekolojik değerlendirme geciktirilmemelidir.
“ Adenomyozis tedavisinde yalnız görüntüleme bulgusuna değil; kanama, ağrı, kansızlık, yaşam kalitesi ve gebelik planına birlikte bakılmalıdır. ”
Adenomyozis, endometriozis ve miyom birbirinden farklı hastalıklardır. Bununla birlikte yoğun adet kanaması, adet sancısı, kasık ağrısı ve gebe kalmada güçlük gibi benzer yakınmalar oluşturabilirler. Bir hastada bu durumlardan birden fazlası aynı anda da bulunabilir.
| Özellik | Adenomyozis | Endometriozis | Miyom |
|---|---|---|---|
| Temel yerleşim | Endometrium benzeri doku rahim kası içerisindedir. | Endometrium benzeri doku rahim dışında bulunur. | Rahmin kas ve bağ dokusundan gelişen iyi huylu oluşumdur. |
| Sık görülebilen belirtiler | Yoğun kanama, şiddetli adet sancısı ve pelvik ağrı | Ağrılı adet, cinsel ilişkide ağrı, kronik pelvik ağrı ve doğurganlık sorunları | Kanama, bası hissi, karında büyüme ve sık idrara çıkma |
| Görüntüleme | Transvajinal ultrason ve gerektiğinde MR | Ultrason, MR ve seçilmiş hastalarda cerrahi değerlendirme | Genellikle ultrason; gerektiğinde MR veya histeroskopi |
| Tedavi yaklaşımı | Belirti, yaş ve gebelik planına göre ilaç, hormonal, girişimsel veya cerrahi yöntemler | Ağrı, hastalık yaygınlığı ve gebelik planına göre medikal veya cerrahi tedavi | Takip, medikal tedavi, miyomektomi veya seçilmiş hastalarda diğer girişimler |
Bu tablo kesin tanı amacı taşımaz. Benzer belirtilerin farklı hastalıklarda görülebilmesi nedeniyle tanı; hastanın öyküsü, muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle konulur.
Adenomyozisle benzer kanama ve ağrı şikâyetleri oluşturabilen miyomlar hakkında ayrıntılı bilgi için Miyom Tedavisi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis değerlendirmesi ayrıntılı hasta öyküsüyle başlar. Adet kanamasının miktarı ve süresi, ağrının ne zaman başladığı, cinsel ilişkide ağrı bulunup bulunmadığı, önceki gebelikler, rahim ameliyatları ve çocuk sahibi olma planı sorgulanır.
Jinekolojik muayenede rahim normalden büyük, yuvarlak veya hassas hissedilebilir. Ancak muayene bulguları tek başına tanı koydurmaz. Günümüzde adenomyozis tanısında transvajinal ultrason ve gerektiğinde pelvik MR görüntülemeden yararlanılır [1].
Ultrason değerlendirmesinde rahim kası içerisindeki küçük kistik alanlar, parlak doku adacıkları ve rahim iç tabakasından kas tabakasına uzanan çizgisel görünümler adenomyozisin doğrudan işaretleri arasında değerlendirilir. Rahmin yuvarlak görünmesi, kas tabakasının asimetrik kalınlaşması ve rahim içi ile kas tabakası arasındaki geçiş bölgesinin düzensizleşmesi ise dolaylı bulgular arasında yer alır [2].
Ultrasonda tek bir bulgunun görülmesi her zaman kesin adenomyozis anlamına gelmez. Görüntülerin deneyimli bir değerlendirme ile birlikte yorumlanması, miyom ve diğer rahim hastalıklarından ayrım yapılması açısından önem taşır.
Pelvik MR, rahim kas tabakasını ve geçiş zonunu ayrıntılı biçimde gösterebilir. Ultrason bulgularının net olmadığı, rahimde miyomların da bulunduğu veya cerrahi planlama öncesinde hastalığın yerleşiminin değerlendirilmesi gereken durumlarda tercih edilebilir.
Her adenomyozis şüphesinde MR çekilmesi zorunlu değildir. Ultrason ile yeterli bilgi elde edilen ve tedavi planı belirlenebilen hastalarda ek görüntülemeye ihtiyaç duyulmayabilir.
İstanbul’da adenomyozis değerlendirmesi sırasında görüntüleme bulgularıyla hastanın şikâyetleri birlikte ele alınmalıdır. Görüntülemede belirgin adenomyozis bulgusu bulunmasına rağmen şikâyeti olmayan bir hasta yalnızca takip edilebilirken, daha sınırlı görüntü bulguları olan fakat yoğun ağrı ve kanama yaşayan bir hastada tedavi gerekebilir.
Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından yapılacak değerlendirmede kanama düzeni, ağrının şiddeti, kansızlık, eşlik eden miyom veya endometriozis olasılığı ve gelecekteki gebelik planı dikkate alınarak kişiye özel bir yol haritası oluşturulur.
Rahim, yumurtalık ve adet düzensizliklerine yönelik diğer değerlendirmeler hakkında bilgi almak için Jinekoloji bölümümüzü inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis tedavisi her hastada aynı değildir. Tedavinin temel amacı yoğun kanamayı azaltmak, ağrıyı kontrol altına almak, kansızlığı düzeltmek ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Gebelik isteyen hastalarda rahim ve doğurganlık potansiyelinin korunması da tedavi planının önemli bir parçasıdır.
Tedavi seçimi yapılırken hastanın yaş1, belirtilerin şiddeti, menopoz dönemine yakınlığı, hastalığın yaygın veya fokal olması, eşlik eden miyom ve endometriozis varlığı ile daha önce uygulanan tedaviler değerlendirilir [1].
Her adenomyozis bulgusu tedavi gerektirmez. Başka bir nedenle yapılan ultrason veya MR sırasında tesadüfen saptanan, kanama ya da ağrıya neden olmayan adenomyozis düzenli kontrollerle takip edilebilir.
Takip sırasında yeni başlayan yoğun kanama, giderek artan adet sancısı, kansızlık veya gebelik planıyla ilişkili bir sorun ortaya çıkarsa tedavi gereksinimi yeniden değerlendirilir.
İlaç tedavileri adenomyozis dokusunu her zaman tamamen ortadan kaldırmaz; esas olarak yoğun kanama ve ağrı gibi belirtileri kontrol etmeyi amaçlar. Uygulanacak ilaç hastanın genel sağlık durumu, kanama miktarı, gebelik isteği ve olası yan etkiler dikkate alınarak belirlenmelidir.
İlaç seçimi muayene yapılmadan ve hastanın kişisel riskleri değerlendirilmeden yapılmamalıdır. Özellikle gebelik planlayan hastalarda hormonal yöntemler kullanıldığı süre boyunca gebeliği erteleyebileceğinden tedavi hedefi açık biçimde belirlenmelidir.
Levonorgestrel salgılayan rahim içi sistem, adenomyozise bağlı yoğun adet kanamasını ve ağrıyı azaltmak amacıyla kullanılabilen hormonal seçeneklerden biridir. Rahim iç tabakasını incelterek kanama miktarının azalmasına yardımcı olabilir.
Hormonlu spiral her hasta için uygun olmayabilir. Rahim iç boşluğunun şekli, eşlik eden miyomlar, enfeksiyon riski, gebelik planı ve daha önce yaşanan yan etkiler değerlendirilerek karar verilmelidir. Uygulama sonrasında ilk aylarda lekelenme veya düzensiz kanama görülebilir.
Uterin arter embolizasyonu, rahmi besleyen damarlara girişimsel radyoloji yöntemiyle küçük parçacıklar verilerek adenomyozis dokusuna ulaşan kan akımının azaltılmasını amaçlayan bir işlemdir. Bazı hastalarda kanama ve ağrı şikâyetlerinin azaltılması için değerlendirilebilir.
İşlemden sonra belirtiler tamamen ortadan kalkmayabilir, ilerleyen dönemde yeniden ortaya çıkabilir veya ek tedavi gerekebilir. Özellikle gelecekte gebelik isteyen hastalarda embolizasyonun doğurganlık üzerindeki etkileri kesin olarak açıklanamadığından kararın kadın doğum uzmanı ve girişimsel radyoloji uzmanı tarafından birlikte değerlendirilmesi gerekir [3].
Adenomyozis bulunan her hastaya ameliyat uygulanmaz. İlaç ve hormonal tedavilere rağmen günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyen ağrı, kontrol altına alınamayan yoğun kanama, tekrarlayan kansızlık veya rahimde belirgin büyüme bulunması halinde cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Rahim koruyucu cerrahide fokal adenomyozis dokusunun çıkarılması amaçlanabilir. Ancak adenomyozis rahim kasının sağlıklı bölümleriyle iç içe geçebildiğinden tüm hastalık dokusunun sınırlarını belirlemek miyoma göre daha zor olabilir. Bu nedenle rahim koruyucu cerrahi sonrası şikâyetlerin tekrarlama ihtimali vardır.
Histerektomi, rahmin cerrahi olarak çıkarılmasıdır ve rahim kaynaklı adenomyozis için kesin tedavi seçeneğidir. Genellikle yoğun kanama ve ağrısı diğer yöntemlerle kontrol altına alınamayan, çocuk sahibi olma planı bulunmayan hastalarda değerlendirilir.
Histerektomi büyük bir cerrahi karardır ve ilk tedavi seçeneği olarak kabul edilmez. Ameliyatın açık, vajinal, laparoskopik veya robotik yöntemle yapılması; rahmin büyüklüğü, daha önce geçirilen ameliyatlar, eşlik eden hastalıklar ve cerrahın değerlendirmesine göre belirlenir. Sadece adenomyozis nedeniyle ameliyat yapılırken yumurtalıkların çıkarılması her zaman gerekli değildir.
Rahmin cerrahi olarak çıkarılması, ameliyat yöntemleri ve iyileşme süreci hakkında bilgi almak için Histerektomi Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis bulunan her kadın doğurganlık sorunu yaşamaz ve birçok hasta doğal yolla gebe kalabilir. Bununla birlikte bazı araştırmalarda adenomyozisin embriyonun rahme tutunması, klinik gebelik ve gebeliğin devamıyla ilişkili olabileceği bildirilmiştir.
Yardımcı üreme tedavilerini inceleyen çalışmalar, adenomyozis bulunan bazı hasta gruplarında klinik gebelik oranının daha düşük ve gebelik kaybı riskinin daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Ancak bu çalışmaların önemli bölümü gözlemseldir; hastalığın yaygınlığı, yaş, eşlik eden endometriozis ve kullanılan tedavi protokolü sonuçları etkileyebilir [4].
Gebelik planlayan hastalarda yalnızca adenomyozis görüntüsüne bakılarak doğrudan cerrahi kararı verilmemelidir. Yumurtalık rezervi, tüpler, sperm değerleri, yaş ve önceki gebelik öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.
Adenomyozisle birlikte gebelik planı bulunan hastalarda uygulanabilecek yardımcı üreme yaklaşımları hakkında bilgi için İstanbul Tüp Bebek Tedavisi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis tanısı gebeliğin mutlaka sorunlu geçeceği anlamına gelmez. Ancak güncel çalışmalar adenomyozisin bazı gebeliklerde düşük, erken doğum, preeklampsi, plasentanın yerleşim sorunları ve doğum sonrası kanama gibi komplikasyonlarla ilişkili olabileceğini bildirmektedir.
Bu ilişkileri gösteren kanıtların kesinliği düşük veya çok düşük olabilir. Bu nedenle riskler her hastaya aynı şekilde uygulanmamalıdır. Adenomyozis tanısı bulunan gebelerde takip planı; hastalığın yaygınlığı, önceki gebelik öyküsü, anne yaş1 ve eşlik eden diğer risklere göre düzenlenmelidir [5].
Adenomyozis hormonlara duyarlı bir durum olduğundan adetlerin sona ermesiyle birlikte kanama ve adet sancısı gibi şikâyetler çoğu hastada azalabilir. Bu nedenle menopoz dönemine yakın ve belirtileri kontrol edilebilen hastalarda tedavi planı yapılırken menopoz zamanlaması da dikkate alınabilir.
Bununla birlikte menopoz sonrasında ortaya çıkan vajinal kanama normal kabul edilmemelidir. Adenomyozis öyküsü bulunsa dahi menopoz sonrası kanamanın rahim iç tabakasına veya rahim ağzına ait diğer nedenleri araştırılmalıdır.
Hayır. Adenomyozis iyi huylu bir rahim hastalığıdır ve tek başına kanser anlamına gelmez. Ancak yoğun, düzensiz veya menopoz sonrası kanamanın yalnızca adenomyozise bağlı olduğu düşünülerek değerlendirme ertelenmemelidir.
Hastanın yaşına, kanamanın biçimine ve kişisel risklerine göre rahim iç tabakasının ultrasonla değerlendirilmesi, endometrial biyopsi veya histeroskopi gibi ek incelemeler gerekebilir.
Adet döneminde hafif ve kısa süreli rahatsızlık görülebilir. Ancak ağrının giderek artması, günlük yaşamı engellemesi veya kanamanın kansızlığa yol açması normal kabul edilmemelidir.
İstanbul adenomyozis tedavisi için tek bir standart yöntem bulunmaz. Hafif ve şikâyet oluşturmayan hastalarda takip yeterli olabilirken, yoğun kanama veya ağrı yaşayan hastalarda ilaç ve hormonal yöntemler değerlendirilebilir. Rahim koruyucu girişimler ile histerektomi ise hastanın gebelik planına ve önceki tedavilere göre gündeme gelir.
Doç. Dr. Nazlı Korkmaz ile yapılacak değerlendirmede amaç yalnızca görüntülemede görülen adenomyozis alanını değil, hastanın yaşam kalitesini etkileyen temel şikâyeti belirlemektir. Tedavi kararı; ağrı, kanama, kansızlık, doğurganlık isteği ve hastanın kişisel tercihleri birlikte ele alınarak verilmelidir.
Adenomyozis iyi huylu bir hastalıktır ve çoğunlukla hayati tehlikeye neden olmaz. Ancak yoğun kanama ciddi demir eksikliği ve kansızlık oluşturabilir. Şiddetli ağrı da günlük yaşamı ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.
Adenomyozis üreme çağında kendiliğinden tamamen ortadan kalkmayabilir. Belirtiler zaman zaman azalabilir veya artabilir. Menopozla birlikte hormonal etkinin azalması sonucu kanama ve adet ağrısı çoğu hastada hafifleyebilir.
Evet. Deneyimli bir değerlendirmede transvajinal ultrasonla adenomyozise ait doğrudan ve dolaylı bulgular görülebilir. Ancak tek bir ultrason bulgusu kesin tanı anlamına gelmez. Gerekli durumlarda MR görüntüleme kullanılabilir.
Hayır. Miyom, rahmin kas ve bağ dokusundan gelişen iyi huylu bir oluşumdur. Adenomyozis ise endometrium benzeri dokunun rahim kası içerisinde bulunmasıdır. Belirtileri benzer olabilse de görüntüleme ve tedavi yaklaşımları farklıdır.
Evet. Adenomyozis ve endometriozis aynı hastada birlikte görülebilir. Özellikle şiddetli adet sancısı, derin cinsel ilişki ağrısı, kronik pelvik ağrı veya doğurganlık sorunu bulunan hastalarda her iki durum birlikte değerlendirilebilir.
Adenomyozis kesin olarak gebeliğe engel değildir ve birçok hasta doğal yolla gebe kalabilir. Bununla birlikte bazı hasta gruplarında gebelik oluşumu ve gebeliğin devamı etkilenebilir. Değerlendirme yalnız adenomyozise değil, çiftin tüm doğurganlık faktörlerine yönelik yapılmalıdır.
Hormonlu spiral adenomyozis dokusunu tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak uygun hastalarda yoğun adet kanaması ve ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir. Rahim yapısı, gebelik planı ve kişisel sağlık özellikleri değerlendirilerek uygulanmalıdır.
Hayır. Belirti vermeyen hastalarda takip; ağrı veya kanama bulunan hastalarda ilaç ve hormonal tedaviler yeterli olabilir. Cerrahi tedavi genellikle diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı veya şikâyetlerin yaşam kalitesini ciddi biçimde etkilediği durumlarda değerlendirilir.
Rahim korunarak yalnızca adenomyozis alanının çıkarıldığı cerrahilerden sonra geride kalan veya yeni gelişen hastalık dokusu nedeniyle şikâyetler tekrarlayabilir. Rahmin tamamen çıkarıldığı histerektomi ise rahim kaynaklı adenomyozis için kesin tedavidir.
Evet. Uzun süren veya yoğun adet kanaması demir eksikliği anemisine yol açabilir. Halsizlik, solukluk, çarpıntı, nefes darlığı ve baş dönmesi bulunuyorsa hemogram ve demir değerleri değerlendirilmelidir.
İstanbul adenomyozis tedavisi için özellikle giderek artan adet ağrısı, yoğun kanama, kansızlık, cinsel ilişkide ağrı veya gebelik planıyla ilgili güçlük bulunması durumunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.