Kadın infertilitesi, gebelik oluşmasını etkileyen yumurtlama, yumurtalık rezervi, fallop tüpleri, rahim veya endometriozis gibi kadın üreme sistemine ait faktörlerle ilişkili olabilir. Ancak infertilite her zaman belirgin bir hastalık belirtisi oluşturmaz. Birçok kadın düzenli adet görmesine ve herhangi bir jinekolojik şikâyet yaşamamasına rağmen gebelik elde etmekte zorlanabilir.
İstanbul kadın infertilitesi değerlendirmesinde yalnızca tek bir hormon testi veya ultrason sonucuna göre karar verilmemelidir. Kadının yaşı, gebelik için ne kadar süredir denendiği, adet ve yumurtlama düzeni, yumurtalık rezervi, rahim ve tüplerin yapısı ile eş zamanlı olarak erkek faktörü birlikte değerlendirilmelidir. Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından yapılacak değerlendirmede amaç infertilitenin hangi aşamayla ilişkili olabileceğini belirlemek ve buna uygun kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturmaktır.
İnfertilite, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen beklenen süre içerisinde gebelik elde edilememesi durumudur. Kadın üreme sürecinde yumurtanın gelişmesi ve yumurtlanması, spermin tüplere ulaşması, döllenmenin gerçekleşmesi, embriyonun rahme ilerlemesi ve rahim iç tabakasına yerleşmesi gerekir.
Bu aşamalardan herhangi birindeki problem gebelik ihtimalini azaltabilir. Bazen tek bir neden bulunurken bazen yumurtalık rezervi, tüpler, endometriozis ve erkek faktörü gibi birden fazla durum aynı çiftte birlikte bulunabilir.
Makale Özeti
Kadın infertilitesi çoğu zaman özel bir belirti oluşturmaz ve ilk işaret gebelik elde edilememesi olabilir. Yumurtlama bozuklukları, yaş ve yumurtalık rezervi, fallop tüplerindeki problemler, endometriozis ve rahim içi hastalıklar kadın infertilitesinin başlıca nedenleri arasındadır.
Bu Yazıda Ne Bulacaksınız?
Kadın infertilitesinin en önemli özelliği, çoğu hastada belirgin bir belirti vermemesidir. Düzenli adet gören, ağrısı olmayan ve jinekolojik açıdan kendisini tamamen sağlıklı hisseden bir kadında da gebelik elde etmekte güçlük yaşanabilir.
Bununla birlikte bazı belirtiler yumurtlama veya kadın üreme sistemini etkileyebilecek bir durum açısından daha erken değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
Bu belirtilerin bulunması infertilite olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde hiçbirinin bulunmaması doğurganlığın kesin olarak normal olduğunu göstermez.
Değerlendirme zamanında kadının yaşı önemli bir belirleyicidir. Bunun nedeni özellikle yumurta sayısı ve yumurta kalitesinin yaşla birlikte değişmesidir.
Kadın infertilitesinde araştırmanın amacı herkeste nadir hastalıkları aramak değil, gebelik sürecinin temel aşamalarını sistematik şekilde değerlendirmektir. En önemli alanlar yumurtlama, yumurtalık rezervi, tüpler, rahim ve pelvis yapısıdır.
Gebelik oluşabilmesi için yumurtalıklardan düzenli olarak yumurta gelişmesi ve yumurtlama gerçekleşmesi gerekir. Seyrek veya düzensiz yumurtlama, kadın infertilitesinin önemli nedenlerinden biridir.
Polikistik over sendromu, tiroit hastalıkları, belirgin kilo değişiklikleri, bazı hormonal bozukluklar ve yumurtalık fonksiyonlarının azalması yumurtlamayı etkileyebilir.
Düzensiz yumurtlamanın en sık karşılaşılan nedenlerinden biri hakkında ayrıntılı bilgi için Polikistik Over Sendromu yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kadın yaşı doğurganlığı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Yaş ilerledikçe yumurtalıklardaki yumurta sayısı azalırken yumurtalarda kromozomal düzensizlik görülme olasılığı da artar.
AMH ve ultrasonla antral folikül sayısı yumurtalıkların sayısal rezervi hakkında bilgi verebilir. Ancak düşük AMH tek başına doğal gebeliğin mümkün olmadığı anlamına gelmez ve AMH yumurta kalitesini doğrudan ölçmez.
AMH ve yumurtalık rezervinin nasıl yorumlandığını öğrenmek için Yumurta Rezervi Düşüklüğü içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Doğal gebelikte yumurta ve sperm çoğunlukla fallop tüpünde karşılaşır. Tüplerden birinin veya her ikisinin tıkalı olması spermin yumurtaya ulaşmasını ya da döllenmiş yumurtanın rahme ilerlemesini etkileyebilir.
Daha önce geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, dış gebelik, karın-pelvis ameliyatları veya endometriozis tüpler üzerinde etkili olabilir. Tüp açıklığının değerlendirilmesinde rahim filmi (HSG) veya uygun hastalarda farklı görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Endometriozis, rahim iç tabakasına benzer dokuların rahim dışında bulunmasıyla gelişen kronik bir hastalıktır. Yumurtalıkları, fallop tüplerini ve pelvis içerisindeki anatomiyi etkileyerek gebelik ihtimalini azaltabilir.
Şiddetli adet ağrısı, ilişki sırasında derin ağrı, kronik pelvik ağrı veya çikolata kisti öyküsü bulunan kadınlarda endometriozis değerlendirilmesi önem kazanır. Bununla birlikte endometriozis bulunan her kadında infertilite gelişmez.
“ İnfertilite değerlendirmesinde amaç mümkün olan en fazla testi yapmak değil; yumurtlama, yumurtalık rezervi, tüpler, rahim ve erkek faktörünü sistematik şekilde inceleyerek gerçekten tedavi kararını değiştirecek bilgiyi elde etmektir. ”
Embriyonun rahim içine yerleşebilmesi için rahim boşluğunun uygun olması gerekir. Rahim içi polipler, boşluğu bozan submukoz miyomlar, rahim içi yapışıklıklar veya bazı doğuştan rahim anomalileri gebeliği etkileyebilir.
Bu durumlar transvajinal ultrason, sonohisterografi veya gerekli görülen hastalarda histeroskopi ile değerlendirilebilir. Ancak infertilitesi bulunan her kadına otomatik olarak histeroskopi yapılması gerekmez.
Rahim boşluğunun doğrudan görüntülenmesini sağlayan yöntem hakkında bilgi almak için İstanbul Histeroskopi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Evet. Gebelik elde edilemediğinde yalnızca kadının aylar boyunca test edilmesi ve erkek faktörünün en sona bırakılması doğru bir yaklaşım değildir. Sperm sayısı, hareketi ve şekli gibi parametrelerin değerlendirilmesi infertilite araştırmasının temel parçalarından biridir.
Bu nedenle çift olarak başvuru yapıldığında kadın ve erkek değerlendirmesinin mümkün olduğunca paralel yürütülmesi tanıya daha hızlı ulaşılmasını sağlayabilir.
İnfertilite tanısında “tek test” yaklaşımı yoktur. Doç. Dr. Nazlı Korkmaz tarafından yapılan ilk değerlendirmede kişinin yaşı, adet düzeni, ne kadar süredir gebelik istendiği, geçirilmiş ameliyatlar, önceki gebelikler ve varsa infertilite tedavileri ayrıntılı şekilde ele alınır.
Ardından her hastada gerekli olan incelemeler belirlenir. Değerlendirme çoğu zaman aşağıdaki dört soruya cevap arar:
Her hastaya aynı laboratuvar paketi uygulanması gerekli değildir. Test seçimi adet düzenine, yaşa, önceki hastalıklara ve muayene bulgularına göre yapılır.
İmmünolojik testler, pıhtılaşma panelleri, rutin endometrial biyopsi veya çok sayıda ileri test her infertilite hastasında gerekli değildir. İncelemelerin sonucunun tedavi kararını gerçekten değiştirecek olması önemlidir.
Hayır. AMH yumurtalık rezervinin sayısal yönü hakkında bilgi verir ancak doğal gebelik ihtimalini tek başına ölçmez. Düşük AMH bulunan bir kadında yumurtlama devam edebilir ve doğal gebelik gerçekleşebilir.
AMH özellikle yardımcı üreme tedavisinde yumurtalıkların ilaçlara vereceği yanıtın öngörülmesine yardımcıdır. Yumurta kalitesinde ise yaş faktörü önemli bir rol oynar.
Bazen yumurtlama düzenli, fallop tüpleri açık, rahim değerlendirmesi normal ve semen analizi yeterli olmasına rağmen gebelik oluşmayabilir. Standart infertilite değerlendirmesinde belirgin bir neden bulunamaması açıklanamayan infertilite olarak adlandırılır.
Bu durum “hiçbir problem yok” anlamına gelmez; mevcut standart testlerle gebeliği engelleyen belirgin bir neden gösterilemediğini ifade eder. Tedavi kadının yaşı, infertilite süresi ve önceki tedavilere göre planlanabilir.
Kadın infertilitesi için herkese uygulanabilecek tek bir tedavi bulunmaz. Tedavinin doğru seçilebilmesi için öncelikle gebeliği etkileyen temel problemin belirlenmesi gerekir.
PCOS veya başka bir nedenle düzenli yumurtlama gerçekleşmiyorsa uygun hastalarda yumurtlamayı düzenleyen veya uyaran tedaviler kullanılabilir.
Gebeliği etkileyebileceği düşünülen polip, rahim içi miyom veya yapışıklık gibi durumlarda uygun hastalarda histeroskopik tedavi planlanabilir.
En az bir tüpün açık olduğu, sperm özelliklerinin uygun bulunduğu ve klinik durumun elverişli olduğu bazı çiftlerde intrauterin inseminasyon yani aşılama değerlendirilebilir.
Tüplerin ciddi şekilde etkilenmesi, ileri yaş, düşük yumurtalık rezervi, belirgin erkek faktörü veya diğer tedavilerden sonuç alınamaması gibi durumlarda IVF gündeme gelebilir.
Yumurtlama problemi saptanan hastalarda altta yatan neden belirlenir. PCOS bulunan bir kadın ile yumurtalık rezervi azalmış bir kadının tedavisi aynı değildir.
Uygun hastalarda ağızdan kullanılan veya enjeksiyon şeklindeki ilaçlarla folikül gelişimi desteklenebilir. Tedavi sırasında ultrason takibi gerekebilir. Amaç kontrolsüz şekilde çok sayıda yumurta geliştirmek değil, gebelik ihtimalini artırırken çoğul gebelik gibi riskleri sınırlamaktır.
Aşılama, hazırlanmış sperm örneğinin yumurtlamaya yakın zamanda ince bir kateterle rahim içerisine verilmesidir. Açıklanamayan infertilite, bazı yumurtlama problemleri ve uygun hafif erkek faktörü durumlarında değerlendirilebilir.
Fallop tüplerinin ciddi şekilde hasarlı olduğu veya gebelik ihtimalinin yaş ve yumurtalık rezervi nedeniyle çok düşük olduğu hastalarda aşılama yerine farklı tedavi seçenekleri daha uygun olabilir.
Aşılama sürecinin nasıl uygulandığını öğrenmek için Aşılama Tedavisi Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
Her infertilite hastasına cerrahi uygulanmaz. Cerrahi yalnızca belirlenen anatomik problemin tedavi edilmesinin gebelik planına anlamlı katkı sağlayacağı düşünüldüğünde gündeme gelir.
Örneğin rahim boşluğuna uzanan belirgin bir miyom veya polip tedavi edilebilirken, her küçük miyomun veya her endometriozis odağının gebelik öncesinde ameliyat edilmesi gerekli değildir. Özellikle yumurtalık cerrahilerinde yumurtalık rezervinin korunması önemlidir.
Tüp bebek tedavisi yumurtaların yumurtalıklardan toplanması, laboratuvarda sperm ile döllenmesi ve oluşan embriyonun rahim içine transfer edilmesi esasına dayanır. Tüp bebek her infertilite hastasında ilk seçenek değildir.
Her iki tüpte ciddi tıkanıklık, belirgin erkek faktörü, ileri kadın yaşı, azalmış yumurtalık rezervi, bazı endometriozis vakaları veya daha basit tedavilerle gebelik elde edilememesi durumlarında IVF düşünülebilir.
Yumurta uyarımından embriyo transferine kadar IVF sürecini ayrıntılı incelemek için İstanbul Tüp Bebek Tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yaşam tarzı infertilitenin her nedenini ortadan kaldıramaz. Kapalı fallop tüpünün açılması veya azalmış yumurtalık rezervinin geri getirilmesi yalnızca beslenme ve egzersizle mümkün değildir. Bununla birlikte genel üreme sağlığı açısından sigaradan kaçınmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve kronik hastalıkları kontrol altında tutmak önemlidir.
Gebelik planlayan çiftlerde folik asit kullanımı, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi, sigara ve alkol maruziyetinin değerlendirilmesi ve genel sağlık kontrolleri de gebelik öncesi planlamanın parçalarıdır.
İstanbul kadın infertilitesi tedavisi planlanırken kişinin yalnızca laboratuvar değerlerine değil, yaşına ve gebelik hedeflerine de bakılmalıdır. Örneğin yumurtlama problemi bulunan 27 yaşındaki bir hasta ile 39 yaşında yumurtalık rezervi azalmış bir hastada aynı tedavi sıralamasının uygulanması zaman kaybına neden olabilir.
Doç. Dr. Nazlı Korkmaz ile yapılan değerlendirmede yumurtlama, yumurtalık rezervi, rahim ve tüpler ile eş zamanlı erkek faktörü ele alınarak en az invaziv ve klinik açıdan anlamlı tedaviden başlanması hedeflenir. Gerekli olduğunda aşılama veya tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerine geçiş zamanı hastanın kişisel özelliklerine göre belirlenir.
Birçok kadında özel bir belirti bulunmaz. Düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen yaşa uygun süre içerisinde gebelik oluşmaması ilk fark edilen durum olabilir.
Hayır. Düzenli adet görmek çoğu zaman düzenli yumurtlama açısından olumlu bir bulgudur ancak fallop tüpleri, yumurtalık rezervi, endometriozis, rahim veya erkek faktörüyle ilişkili sorunları dışlamaz.
Bilinen bir infertilite riski bulunmayan 35 yaş altındaki kadınlarda genellikle 12 ay düzenli korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmazsa değerlendirme önerilir.
Kadın yaşı ilerledikçe doğurganlıktaki azalma hızlandığı için değerlendirmeyi uzun süre ertelemek tedavi açısından değerli zaman kaybına yol açabilir. Bu nedenle 35 yaş ve üzerinde genellikle yaklaşık 6 ay sonrasında değerlendirme yapılır.
Hayır. 40 yaşın üzerindeki kadınlarda gebelik isteniyorsa daha erken değerlendirme uygun olabilir. Kişisel yumurtalık rezervi ve diğer üreme faktörleri dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.
AMH tek başına infertilite testi değildir. Yumurtalık rezervinin sayısal kapasitesini değerlendirmeye yardımcı olur ve özellikle yardımcı üreme tedavisinin planlanmasında yararlıdır.
Diğer tüp açık ve sağlıklıysa doğal gebelik mümkün olabilir. Ancak tüpün neden kapalı olduğu, diğer tüpün durumu, yaş ve sperm faktörü birlikte değerlendirilmelidir.
Evet. Endometriozis gebelik ihtimalini azaltabilir ancak gebeliğe kesin engel değildir. Tedavi; yaş, yumurtalık rezervi, hastalığın yaygınlığı, ağrı ve gebelik süresine göre kişiselleştirilir.
Sonuç altta yatan nedene göre değişir. Yumurtlama bozuklukları gibi bazı nedenlerde tedaviyle gebelik elde edilebilirken bazı durumlarda aşılama veya tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinden yararlanmak gerekebilir.
Hayır. Tüp bebek her hastada ilk tedavi değildir. Yaş, infertilite süresi, tüpler, yumurtalık rezervi, sperm sonuçları ve önceki tedaviler değerlendirilerek en uygun yöntem seçilir.
Hayır. Rahim boşluğunda polip, miyom, yapışıklık veya farklı bir problem şüphesi olduğunda histeroskopi yararlı olabilir. Normal rahim değerlendirmesi bulunan her infertilite hastasına rutin olarak uygulanması gerekmez.
İstanbul'da kadın infertilitesi değerlendirmesi için 35 yaş altında yaklaşık 12 ay, 35 yaş ve üzerinde yaklaşık 6 ay gebelik elde edilememesi durumunda başvurulabilir. Adet düzensizliği, endometriozis, tüp problemi, düşük yumurtalık rezervi veya 40 yaş üzeri olma gibi durumlarda daha erken değerlendirme gerekebilir.